İçeriğe geç

Vizyonumuz

Zemin işinde bir tuhaflık vardır: iş bittiği gün bütün zeminler iyi görünür. Yeni dökülmüş bir beton da, yanlış dökülmüş bir beton da teslim günü düzgündür. Fark iki yıl sonra ortaya çıkar.

İşin gerçek sınavı sonradır

Bir zeminin doğru yapılıp yapılmadığı; derzlerinin kenarı kırılmaya başladığında, forklift geçtiği hatlar aşındığında, ilk kış donma–çözülme döngüsünü yaşadığında belli olur. Bu yüzden kendi işimizi teslim günündeki görüntüsüyle değil, yıllar sonraki durumuyla değerlendiriyoruz.

Bu bakış, pratikte şu anlama geliyor: kür süresini kısaltmıyoruz, derz kesimini ertelemiyoruz, pas payı takozundan tasarruf etmiyoruz. Bunların hiçbiri teslim gününde görünmez — ama hepsi beşinci yılda görünür.

Ölçülebilir iş

Zemin sektöründe "kaliteli", "sağlam", "birinci sınıf" gibi sıfatlar çok kullanılır ve hiçbiri ölçülemez. Biz işin ölçülebilir olması gerektiğine inanıyoruz: düzlem toleransı bir sayıdır, derz aralığı bir sayıdır, kür süresi bir sayıdır. Şartnamede sayı yoksa, teslimde tartışma vardır.

Bildiğimizi paylaşmak

Zemin işinde bilgi çoğu zaman firmanın elinde tutulur ve müşteri neyin neden yapıldığını bilmez. Bunun kimseye faydası yok. Metraj nasıl hesaplanır, derz neden o aralıkta kesilir, hangi çatlak normal hangisi kusurdur — bunları açıkça yazıyoruz. Ne yaptığını bilen bir müşteriyle çalışmak daha kolaydır.

Hedefimiz

Havalimanı ve hastane ölçeğinde çalışırken edindiğimiz disiplini, bin metrekarelik bir atölyeye de aynı şekilde götürmek. İşin büyüklüğü değişir; yöntem değişmez.